En Kötü Suç
Antinatalizm, üremeyi ahlaki değerlere aykırı bulan felsefi bir görüştür.
Günümüz dünyasında rıza kavramını ahlakın temel prensibi olarak ele alabiliriz. Birinden bir eşyasını isterken, kendimiz dışındaki kişileri etkileyebilecek bir eylem gerçekleştirirken o kişilerden ve hatta bir çocuk sahibi olmak istediğimizde partnerimizden rıza isteriz ki ahlaki değerlere uygun yaşayalım. Peki ya rıza istememizin imkânsız olduğu 3. bir şahsı içeren bir eylem yok mu?
Sorunun cevabını çoktan verdik bile: Çocuk sahibi olmak. İki insan cinsel birleşme yoluyla bir çocuk "sahibi" olmaya karar verdiğinde; hâlihazırda bir kimliği, ismi, vücudu, kısacası hiçbir şeyi olmayan bu varlıktan (varlıktan daha iyi bir kelime düşünemedim fakat varlık değil tabii ki) rıza isteyemez. Bu eylemleri ise henüz var bile olmayan bu şey için sınırsız risk oluşturan bir adıma dönüşür. Neden mi?
Ahlaki değerlere uymamız için rızanın baş faktör olduğunda hemfikirsek, çocuk sahibi olmak zaten tamamıyla sakat bir eylemdir. Şöyle örnek verecek olursam: Eğer bu varlığa "Seni dünyaya getirmek istiyoruz, buna rızan var mı?" diyebilecek olsaydık bile bu yetersiz olurdu. Bu soruları sonsuz şekilde çoğaltmamız ve cevaplar almamız gerekirdi. Bu soruların ana fikirleri (hepsini saymak imkânsız olsa da ana fikri anlayacaksınız) şunlar olurdu: "Doğduğunda ekonomik sıkıntılar çekebilirsin, sakat doğabilirsin, hayatının bir döneminde veya tamamında işkence görebilirsin, tecavüze uğrayabilirsin, seni seven insanlar olmayabilir, değer ve emek verdiğin her şey bir anda yok olabilir, hevesini yitirebilir, amaçsız hissedebilirsin, nefret edebilirsin." (Tabii tam aksi sorular da sorulmalıdır.)
Sanıyorum ki birçoğumuz bu olumsuz deneyimleri yaşamak istemeyiz. Belki de yaşadık... Peki yaşadığımızda neler hissettik, bir suçlu aramaya çalıştık mı? Eğer çalıştıysanız üzgünüm, muhtemelen asıl suçluyu bulamadınız. Asıl suçlu, her şeyden çok sevdiğimiz annelerimiz ve babalarımızdır.
Tabii ki bir bebeği dünyaya getirmenin pozitif fayda potansiyeli vardır ama bununla birlikte ciddi acı riskleri de barındıran asimetrik bir kumardır. Kumar; sonucunun ne olacağını bilmediğimiz ve kayıplar yaşayabileceğimiz riskli bir eylemdir. Kendi hayatımızla bile kumar oynamak istemezken, bunu rızasını alamayacağımız bir bebek üzerinden oynamaya kesinlikle ahlaksızlık diyebilirim ve umuyorum ki diyebiliriz.
Bir eylemi gerçekleştirirken amacımızın ve niyetimizin ne olduğu, kesinlikle o eylemin bir suç barındırıp barındırmadığını belirler. Bu sebeple başta meramımı anlatmaya yardımcı olması için çok radikal bir şekilde kurduğum "Annelerimiz ve babalarımız suçludur" cümlesinden, bunları daha önce düşünmemiş ve çocuklarına güzel, mutlu bir hayat vermek için her şeylerini ortaya koyan ebeveynleri ayrı tutuyorum. Fakat şunu kesinlikle söyleyebilirim ki: Bu düşüncelere daha önce kafa yormuş olan ebeveynler, dünya üzerindeki en kötü suçu işlemiştir.
Umuyorum insanlık olarak bu konuda bilinçlenebiliriz, iyi forumlar.